pillow etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pillow etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.12.2012

Yılbaşı Yastığı Yapımı - Christmas Cake Accent Pillow




Herkesin kendine göre anormallikleri var. Benimki(lerden biri) temalar ve tematik günler, dönemler… Belirli günler ve haftaları özel bir renk paletiyle bağdaştırın yeter! Aklımı yitiriyorum. 

Her sonbahar keskin hatları olmayan, yuvarlacık kenarlı, bembeyaz Ege evlerini; mavi cam boncuktan halhalları ve saçlarımdaki deniz tuzunu arkamda bırakamayıp depresyon bulutumu baş tacı yapasım geliyor. Bronz tenimin ve saçlarımın uçlarına doğru uzayan güneşten açılmış tutamların kendi kıyametlerine gidişini devasa bir hüzünle izliyorum. Kıştan nefret ediyorum, Ankara’nın bitmeyen karından, buzundan, donundan, soğuğundan tiksiniyorum. Ama yılbaşı ve beraberinde getirdiği sıcaklık ve yuva hissine AŞIĞIM! Aslında düşünüyorum da Avustralya’ya taşınmak fena bir fikir olmayabilir : )

24.12.2011 gecesinden kesinlikle temsili olmayan bir fotoğraf  ^^
The night of 12.24.2011. Mind you, it's an original photo! ^^
Arkadaşlarımın çoğu normal insanlar, bu dönemi benim kadar umursayan bir tane daha anormal yok mesela tanıdığım. Geçen yıl yılbaşında birlikte olamayacaktık. Güzel denk geldi, bir hafta önceki hafta sonu favoriler bendeydi : ) Biri uzun süre sonra New York’tan gelmişti, diğeri İstanbul’dan; yardımcı oyuncu olarak elmalı payımız ve sıcak şarabımız vardı; fonda devasa bir yılbaşı ağacı ve televizyondan bozma çıtırdayan bir şömine... Bir güzeldi ortam zaten, spontane güzeldi! İnsanın içini ısıtan geleneksel yılbaşı temalı film, mecburi “Bu bir noel mucizesiii!” klişesiyle bittiğinde fark ettik ki noel gecesine denk gelmiş bizim buluşma.

Sonra herkes ufak ufak yataklara dağıldı. Ev ağaçtan yayılan yumuşak ışıklarla usul usul parıldarken, şaraptan kollarım ağırlaşmış vaziyette bir yandan makyaj temizleme ritüelini yürütmekle, bir yandan da uykuya geçmekte olan caanım insanlara göz ucuyla bakıp mutlu olmakla meşguldüm –ki pencerenin dışında, sokak lambasıyla dev çam ağaçlarının altına yılın ilk karının kocaman kocaman taneler halinde yağmakta olduğunu fark ettim! Pencereye yapışıp görüntünün güzelliği karşısında omuzlarım düşmüş bir halde dikilirken diğerleri de ufak ufak doluşmaya başladılar pencerenin önüne. İki kişi-üç kişi derken yatak odasının penceresinin önünde bütün ev ahalisi hayran hayran (as opposed to aval aval!) gecenin köründe, yılbaşı temalı bir kartpostalı andırmaya başlayan görüntüye kilitlenmiş, durup dururken sevgi ve umutla ilgili iç açıcı düşüncelere dalmıştı (bi çeşit “öpüjem” state of mind!). Şimdi değerlendiriyorum da, “noel mucizesi” denen olguya en çok yaklaştığım an geçtiğimiz yıl olsa gerek…


Everyone has their antiques. Mine, among many, is a soft spot for themes and thematic holidays.

Every Autumn I get depressed, for I cannot let go of white Aegean houses with round edges, anklets made of blue glass beads and the fresh iodine scent in my hair easily. I feel sorry for my doomed suntan and highlights moving down my hair length to their inevitable end. I hate winter and all the misery Ankara’s never-ending snow has to offer. But I just LOVE Christmas time. Maybe I should move down to Australia to have my cake and eat it too! : )

Not many among my friends share my anomaly. Yet by a stroke of luck, I had very dear friends over on last Christmas Eve. One was visiting from New York, the other from İstanbul, and we had mulled wine and apple pie, not to mention the ginormous Christmas tree and the best fake crackling fireplace ever. After the traditional heart warming movie ended with the obligatory cliché of “It’s a Christmas miracle!” bottom line, everyone went to bed and the house kept glowing with the dim lights of the twinkling Christmas tree.  

Warm with the lightness of being among dear dear friends –and the wine, indeed– I was getting ready for bed. That’s when I realized that the first snow of the season was falling beneath the street light and the giant pine trees across my window. Make no mistake: they were HUGE snowflakes! While I was watching it snow, awe-struck and humbled by its beauty, I felt another fan approaching behind me, then another woke up to the echoes of our enamored murmurs in my small apartment, then another until everyone was standing in front of the window, which by now resembled a Christmas postcard, so peaceful in the dead of the night. It WAS a Christmas miracle, afterall…

NERDEN ÇIKTI?
Her yerdeler. Fiyatları 26,90 TL ile 62,50 TL arasında değişiyor. Neden bilmiyorum. Bir kartelleşme söz konusu olabilir piyasada. Ama hepsi yılbaşı temalı ve hepsi polar. Hiçbiri yalnızca kılıf değil; hepsi benim koltuğuma değil kendi kafasına göre ölçülerde ve hepsi sezon bittiğinde fazla yer kaplıyor.
Az yer kaplayan, zevkime göre renkte ve ebatta, ucuz bir çözüm aradım, buldum! Polar ve keçeden varolan yastıklarıma kılıf diktim bu ay, önümüzdeki ay da yalnızca kılıf depolayacağım : )

THE INSPIRATION IS...
They’re everywhere. Their prices vary between 14.99 $ and 49,99 $. I don’t know the exact reason. Could be an indicator of some secret monopolistic market behavior. But they’re all Christmas-themed and they’re all made of fleece. None are in sizes that suit anything but themselves and none are pillowcases only with no filling, thus taking up a LOT of wardrobe space when the holiday is over.

I wanted a solution for holiday themed sofa pillows that take up minimal stocking space, in colors that suit my current theme and in sizes that suit my sofa. Well I could sew pillowcases to existing pillows with fleece and felt, and save myself the money and way more precious wardrobe space. Man, do I love DIY!

31.07.2012

Totally Hooked On: Ice cream!

Biliyorum biliyorum, gerçek dondurma da yenilebilir sanat zaten, uçuk pastel tonlarda, ağızda yumuş yumuş eriyen süper bir dokuda, tamam. Ama benim hali hazırdaki obsesyonum yetilerimle sınırlı. Makaron pişirmeyi üç kez deneyen, her birinde bir haftasını bu işe ayıran ve bu uğurda acınacak durumlara düşen, bir türlü başaramayan; ve fakat kil hamurunu eline alınca bir sürü renkli makaronu 15 dakikada çıkartabilen bir insanım…
Dolayısıyla bayanlar baylar, huzurlarınızda süt ve şeker hariç her türlü malzemeden -keçeden, kumaştan, kilden, ahşaptan, boyadan-  çakma dondurma-msılar yaratmakta ilham kaynağım olan görseller!

I know the real stuff is usually edible art with its pastel colors and dreamy-creamy texture… But the obsession of the current writer is parallel to her skills. I’m a girl who has spent a week trying to bake macarons only to fail miserably–three times!- , yet it has taken me fifteen minutes only to make a colorful batch –out of clay mix!
So ladies and gentlemen, I give you my inspirations to create faux ice-creams out of all sorts of material –felt, fabric, clay, wood, paint- BUT sugar and milk!


2. Scarphacker'dan Ice Cream Pendant Aydınlatma
4. Twistee Treat Ice Cream Binası, Florida

Ohooo, daha bir sürü var ↡

20.03.2012

Pouf de Pompique

ÖNCE-SONRA
Quasimodo – Esmeralda








NERDEN ÇIKTI?Öğrenciliğin en fukur, en rezil dönemlerinden birinde, güzel kumaşlarla kılıflar diktiğim halde sertliği değişmeyen korkunç divanımın üstünde omurga sağlığımızı korumaya çalışırken Real’de bir şişme koltuk görmüştüm. Devasaydı! Üstünde uyunabilirdi! Pufu bile vardı.. Ve 40 TL’ydi.. Aldım, üstünde debelene debelene el birliğiyle koltuğu patlatmamız bir yıl filan sürdü.. Yumuşak koltuğumuzdan geriye sadece pufu kaldı. Ama o puf da son derece endüstriyel, son derece düz, özelliksiz, manasız bir maviydi… Bu kadar maskülen olmanın alemi olmadığına karar verdiğim ve tez yazmaya hazırlanırken (!) açmış olduğum televizyonun karşısında haddinden fazla kaldığım bir gün kendimi paralize olmuş şekilde Derya Baykal’ın programını izlerken buldum. Minik minik elyaf dolu keseciklerin içinde konuğuyla birlikte yüzüyordu (yok gerçekten yerdeydiler!). Programın absürditesi beni avucunun içine almıştı ki bu pofik kesecikleri (henceforth pompik) silikon tabancasıyla düz bir berjerin üstüne gelişigüzel yapıştırmaya başladılar! Deli işiydi! Yüzlerce pompik yapmış olmalıydılar! Sonra o pompikler nasıl temizlenecekti? Bu kadar emek bir yıl sonra tozlanıp kirlenip iğrenç bir görünüm almaz mıydı?
Bu sorunsalın tezimin konusu olan Hazar petrol-çevre ilişkisi sorunsalından daha cezbedici olduğunu kim olsa kabul eder sanıyorum :P
15 x 15 cm boyutlarında kesilmiş kumaş karelerden birini ters yüzü yukarı bakacak şekilde masama koydum. Kenarlara en çok yaklaştığım yerlerde 2 cm.lik kumaş payı kalacak şekilde iğneyle düz bir şekilde bata çıka bir yuvarlak oluşturdum. İğneyi çekerek ipliği gerginleştirip kumaşı hafifçe büzerken oluşan kesenin içine bir avuçtan biraz az miktarda elyaf koydum.

Hemen formüller üretmeye başladım.. Üstünde dergilerimin durduğu puf bana Quasimodo gözlerinden birini kırpıyordu çirkin çirkin.. “Beni seç beni seç” diyordu resmen. “Yavrum” dedim, “İyi seçeyim de sen şişme bi aletsin, sıcak silikonu kaldıramazsın ki, hem ben seni nasıl söndürür-şişirir, nasıl temizlerim?” “E” dedi, “Bana kılıf dik madem, o kılıfa yapıştır pompikleri”..
Şimdi yazarken düşünüyorum da.. Tezi bitirdiğim iyi olmuş…

9.03.2012

Mini Ikea Hack - Arden Virka Yastıklar

Fikir sadece... Ikea'nın bu minder kılıflarından her gidişimde karşı koyamayarak ikişer ikişer ala ala, sonunda evdeki nüfusları 10'u buldu. Neyse ki artık üretilmiyorlar sanırım... :D
İlk aldığımda yerleştikleri alandaki Provençal - Fransız country havayla çok uyumlulardı. Ama ben bir ikizlerim, o hava uzun sürmedi ki o alanda! :) yok yok yine de kıyamadım, geri dönüşü mümkün, yalnızca bir ipek kurdele geçirdim dantelin aralarından, bir de fiyonk attım... Kırmızı kırmızı hem christmassy hem marine olabiliyorlar artık :)
Yapması, bozması, renk tonuyla oynayarak verdiği havayı tamamen değiştirmesi çok kolay..

27.02.2012

Cupcake Yastık

Pin It

Tam bir tutorial olamayacak bu defaki, zira geçtiğimiz yıl diktim bu yastığı (aşama aşama fotoğraflayamadım) ve tamamen el yordamıyla diktiğim için patronu vs. si yok. Dolayısıyla anlaşılmayan yerleri sorun, anlatayım :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...