
ÖNCE-SONRAQuasimodo – Esmeralda


NERDEN ÇIKTI?Öğrenciliğin en fukur, en rezil dönemlerinden birinde, güzel kumaşlarla kılıflar diktiğim halde sertliği değişmeyen korkunç divanımın üstünde omurga sağlığımızı korumaya çalışırken Real’de bir şişme koltuk görmüştüm. Devasaydı! Üstünde uyunabilirdi! Pufu bile vardı.. Ve 40 TL’ydi.. Aldım, üstünde debelene debelene el birliğiyle koltuğu patlatmamız bir yıl filan sürdü.. Yumuşak koltuğumuzdan geriye sadece pufu kaldı. Ama o puf da son derece endüstriyel, son derece düz, özelliksiz, manasız bir maviydi… Bu kadar maskülen olmanın alemi olmadığına karar verdiğim ve tez yazmaya hazırlanırken (!) açmış olduğum televizyonun karşısında haddinden fazla kaldığım bir gün kendimi paralize olmuş şekilde Derya Baykal’ın programını izlerken buldum. Minik minik elyaf dolu keseciklerin içinde konuğuyla birlikte yüzüyordu (yok gerçekten yerdeydiler!). Programın absürditesi beni avucunun içine almıştı ki bu pofik kesecikleri (henceforth pompik) silikon tabancasıyla düz bir berjerin üstüne gelişigüzel yapıştırmaya başladılar! Deli işiydi! Yüzlerce pompik yapmış olmalıydılar! Sonra o pompikler nasıl temizlenecekti? Bu kadar emek bir yıl sonra tozlanıp kirlenip iğrenç bir görünüm almaz mıydı?
Bu sorunsalın tezimin konusu olan Hazar petrol-çevre ilişkisi sorunsalından daha cezbedici olduğunu kim olsa kabul eder sanıyorum :P
15 x 15 cm boyutlarında kesilmiş kumaş karelerden birini ters yüzü yukarı bakacak şekilde masama koydum. Kenarlara en çok yaklaştığım yerlerde 2 cm.lik kumaş payı kalacak şekilde iğneyle düz bir şekilde bata çıka bir yuvarlak oluşturdum. İğneyi çekerek ipliği gerginleştirip kumaşı hafifçe büzerken oluşan kesenin içine bir avuçtan biraz az miktarda elyaf koydum.
Hemen formüller üretmeye başladım.. Üstünde dergilerimin durduğu puf bana Quasimodo gözlerinden birini kırpıyordu çirkin çirkin.. “Beni seç beni seç” diyordu resmen. “Yavrum” dedim, “İyi seçeyim de sen şişme bi aletsin, sıcak silikonu kaldıramazsın ki, hem ben seni nasıl söndürür-şişirir, nasıl temizlerim?” “E” dedi, “Bana kılıf dik madem, o kılıfa yapıştır pompikleri”..
Şimdi yazarken düşünüyorum da.. Tezi bitirdiğim iyi olmuş…